Pages

Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2013 Cuma

BİR DESTANDIR ÇANAKKALE…


      Dünya tarihinde, Türk’lerin ilk ana yurdu olan Orta Asya bölgelerinden zamanla ve çeşitli sebeplere dayalı olarak göçler yapılmıştır. Önceleri ‘Gök Tanrı’ inancı hakim olan Türk’lerde zamanla tevhit inancını benimsemiş ve İslâmiyet’in gelmesi ile Araplarla kültürel ve politik iş birliklerine girişilmiş, Talas Savaşı(751) ile de İslâm’ı din olarak seçmişlerdir. Anadolu’ya geçiş süreci ise Müslüman –Türk kimliği ile 1071 yılında ‘Malazgirt Zaferi’ önderi Alparslan ile sağlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğunun kurulması ile Anadolu topraklarında geniş yer edinen Türk’ler nice fetih ve nice zaferlerle tarihe geçmiştir. İşte, bunlardan biri dünyanın en büyük ve bazı otoriterlerce ilk kara-deniz-hava harbi olarak kabul edilen ‘Çanakkale Savaşı’dır. Çanakkale Savaşı adına çok sayıda makâle, roman şiir yazılmış ve son dönmelerde de filmler, belgeseller çevrilmiştir.



Osmanlı İmparatorluğu son imparatorluk yıllarını esasen, o kadar iç ve dış baskılara, Allah(c.c.)’ın lütfuyla sağ-salim atlattığı o kadar suikaste rağmen 33 yıl gibi tahtta kalarak İttihat ve Terakki’nin  aşırı baskılarına dayanamayıp, devletin bekâsı için padişahlığı bırakan Sultan II.Abdülhamid Han döneminde yaşamıştır.I.Cihan harbini sezmiş olan Ulu Kâan mükemmel politikalar izlemiş,hilafet otoritesi ile Ortadoğu ve Asya’yı kısmen  himayesi altına alarak müttefiklik kurmuştur. Bu süre zarfından sonra takvimler 1914’ü gösterdiğinde ‘Enver-Cemâl-Tâlat’paşaların sayesinde I.Cihan harbine girilmişti. Çok güvenilerek ve kendinden emin olarak bu talihsiz savaşa sürüklenen Osmanlı Devlet’i halkı ve aydınları buna karşıydı. Çünkü savaşa hazır bir hali yoktu. Ama olan olmuştu artık. Kafkasya, Galiçya ve çeşitli cephelerde Osmanlı hüsrana uğruyordu. 1914 Ekim’ine gelindiğinde İngiliz’lerden kaçan Alman savaş gemilerine Osmanlı Devleti, Çanakkale boğazından geçmesine izin vermişti. İngiliz’lere yapılan açıklama ise;Daha önceden sipariş edilip, parası verilen ama İngiliz’ler tarafından teslim edilmeyen gemilerimize istinaden personeliyle birlikte gemiler Osmanlı himayesine geçirilmişti. Bu savaşın başlamasına sebep olmuştu artık. Almanlar ile müttefiklik sağlanmış, İngiltere ve manda devletleri Çanakkale’ye karadan, havadan ve denizden çıkarma yapmaya çalışıyorlardı. Baş komutanlığı Alman general Liman Van Sanders, yardımcılığını ise Albay Mustafa Kemâl yapıyordu.

1 Mart 2012 Perşembe

Bölgesel Gençlik Çalıştaylarından Gençlik Şurasına

1980 askeri darbesi ile demokrasiye balta vurulan bu kutsal  Anadolu topraklarında yetişen nesil maalesef apolitik ve asosyal olduğu aşikar bir gerçektir.Gençlere ön yargı ile yaklaşan kamu ya da özek sektör temsilcileri daha yaşınız kaç,çok fırın ekmek yemeniz lazım diyerek tecrübe vurgusu yapmaktadırlar haklılık payı illaki vardır bu lafların ancak bu söylem gençleri hiç dinlememe,onlara söz hakkı vermeme avantajı sağlamaz.Aksine akıl yaşta değil baştadır atasözümüz çok manidardır.Tecrübe sahibi büyükler,geleceğin büyükleri olarak onlarla istişare ederek yeni fikirlerin alınması ve var olan sorunların çözümlenebilmesi için kapsamlı bir gençlik platformu kurulmalıdır.Bu düşünce artık devlet bazında da desteklenmekte ve ilk defa biz gençlere hitap eden bir bakanlık Gençlik&Spor Bakanlığı  kurulmuştur.Bakanlık il müdürlükleri bünyesince bölgesel bazda gençlik çalıştayları düzenlemiş ve düzenlemektedir.Bu çalıştaylardan biride 25-26 Şubat 2012 tarihlerinde Antalya Porto Bello otelde,   Isparta,Burdur,Denizli,Muğla ve Antalya şehirlerini kapsayan bölgesel gençlik çalıştayına orta öğretimden,üniversite öğrencilerine,işsiz gençlerden çalışan gençliğe kadar çok sesli bir katılım olmuştur.Gençliğin alt yapısı,sosyal hayatta gençlik,sağlık-spor ve çevre,etik ve insani değerler son olarak demokrasi ve  katılım bilinci konularında ayrı salonlarda oturumlar düzenlenmiş ve her oturum sonrası ortak bir fikirler yazılı hala getirilerek yetkili mercilere teslim edilmek üzere çalıştay verimli bir şekilde tamamlandı.Artık düşünen, araştıran,sorgulayan ve fanatikçe bir görüşe benimsenmeden vurmadan kırmadan ötekileştirmeyen bir gençlik var bunu geçen sene İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından organize edilen uluslararası gençlik şurasında da bizzat şahit oldum.Görüşler,uzmanlık alanları,hobileri ve fobileri farklı yüzlerce genç arkadaş kavga etmeden,hakarete başvurmadan çok seviyeli bir şekilde tartışma ortamı sağlanmıştı.İlki 1988 yılında gerçekleştirilen gençlik şurası  bu kez bakanlığın gerçekleştirdiği bölgesel çalıştaylar sonrası 2012 Mayıs ayında Ankara'da gerçekleştirilecek çıkacak kararların her görüşteki genç nüfusun ihtiyaç ve sorunlarına çözüm olmasını temenni ederim.