İlk defa blog üzerinden bir okuruma hediye vermek istedim. Çoğu blog yazarlarının rutin bir hale getirdiği çekiliş etkinliğini bir de ben yapayım dedim. Katılım ise biraz zahmetli gibi görünse de oldukça basit: Blogumu takibe alıp, beğendiğiniz bir yazıyı sosyal medya hesaplarınızdan paylaşıp bu içeriğin yorum kısmına "Katıldım" yazmanız. İşte bu kadar basit :)
Kitap çekilişine son katılım tarihi 25 Aralık 2015 Çekiliş sonucu 27 Aralık 2015 tarihinde buraya yorum olarak yazılacaktır. Kazanan talihliye kitabı Ptt Kargo ile adresine gönderilecektir.
"Peki peki anladık ama kitap ne?" dediğinizi duyar gibiyim. Sürpriz olsun diyorum :)
Hadi bakalım bol şanslar!..
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Aralık 2015 Pazar
Kitap Çekilişi
Etiketler:
2015,
2016,
blog,
çekiliş,
hediye,
kitap,
kitap tavsiye,
ne okuyorum,
oku,
ptt kargo,
sosyal medya,
şans,
ücretsiz kitap,
yazar,
yeni yıl
28 Nisan 2014 Pazartesi
Sunset Bulvarı - İzlemedim demeyin,izleyin!..
Geçen hafta Hürriyet Dünya'sında Bumerang bloggerları buluşmasında sinema eleştirmeni Atilla Dorsay ile sinema üzerine söyleşi yapıldı. Ve bu zamana kadar neden izlememişim dediğim (ki çoğu zaman böyle bir özeleştiri yapar insanoğlu) Sunset Bulvarı filmini izleme şansımız oldu ve filme dair düşünceler, çeşitli blog yazarları tarafından dile getirildi. Burada size bu filmin konusunu anlatacak değilim ancak şunu belirtebilirim ki, film 11 dalda Oscar'a aday gösterilmiş ve 3 ödül almıştır.
Bu filmin neden Türk uyarlaması yapılmadı. Bunu Atilla Dorsay beyede sordum, aldığım yanıt ilginçti:
"Yeşilçam'da iz bırakmış kadın sanatçılarımız, Türkan Şoray, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın bu filmin başrol karakterindeki Norma Desmond rolünü üstlenebilecek mi?"
Gerçekten kariyerlerinde çok güzel işler yapmış olan bu Yeşilçam'ın 4 yapraklı yoncası kariyerinin diplerini yaşayan Norma Desmond olmayı kabul ederler mi, düşünmek lazım.
Filmi izlediğinizde sizlerde anlayacaksınız ki bu filmi bizde çekelim.
Neden mi?
Çünkü topluumuzda ünlü olma, şan-şöhret hevesi gittikçe artıyor. Ve bu uğurda memleketinden kaçıp İstanbul'a ünlü olmaya gidenlerin ve karşılaştıkları sorunları beyaz perdeye seksenli yıllarda Tarık Akan-Ahu Tuğba-Cüneyt Arkın-Çiğdem Tunç vb. sanatçılar ile uyuşturucu tehlikesi ve sosyolojik sorunları filmlerinde konu edinmiştir. Bu bağlamda Sunset Bulvarı filmide şan-şöhret kavramının, toplumsal saygınlık kavramının en güzel irdeleneceği filmlerden biridir.
Maddi olan zenginliğinde, güzelliğinde elbet geçici olduğu baki olanın manevi zenginlik ve güzellik olduğunu unutmayalım.
Filmi izlemeyi de unutmayın, iyi seyirler ;)
Bu filmin neden Türk uyarlaması yapılmadı. Bunu Atilla Dorsay beyede sordum, aldığım yanıt ilginçti:
"Yeşilçam'da iz bırakmış kadın sanatçılarımız, Türkan Şoray, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın bu filmin başrol karakterindeki Norma Desmond rolünü üstlenebilecek mi?"
Gerçekten kariyerlerinde çok güzel işler yapmış olan bu Yeşilçam'ın 4 yapraklı yoncası kariyerinin diplerini yaşayan Norma Desmond olmayı kabul ederler mi, düşünmek lazım.
Filmi izlediğinizde sizlerde anlayacaksınız ki bu filmi bizde çekelim.
Neden mi?
Çünkü topluumuzda ünlü olma, şan-şöhret hevesi gittikçe artıyor. Ve bu uğurda memleketinden kaçıp İstanbul'a ünlü olmaya gidenlerin ve karşılaştıkları sorunları beyaz perdeye seksenli yıllarda Tarık Akan-Ahu Tuğba-Cüneyt Arkın-Çiğdem Tunç vb. sanatçılar ile uyuşturucu tehlikesi ve sosyolojik sorunları filmlerinde konu edinmiştir. Bu bağlamda Sunset Bulvarı filmide şan-şöhret kavramının, toplumsal saygınlık kavramının en güzel irdeleneceği filmlerden biridir.
Maddi olan zenginliğinde, güzelliğinde elbet geçici olduğu baki olanın manevi zenginlik ve güzellik olduğunu unutmayalım.
Filmi izlemeyi de unutmayın, iyi seyirler ;)
Etiketler:
1950,
Atilla Dorsay,
blog,
blogger,
Bumerang,
eleştiri,
Hürriyet,
inceleme,
Kültür-Sanat,
nostalji,
sinema,
siyah-beyaz
5 Eylül 2011 Pazartesi
Blog Blog dedikleri...
Evet,artık sonunda Biim Baam Boom,Çok şükür dostlar,Benimde artıık bir Bloğum var diyerek selamlıyorum.Bilgi çağında yaşamanın gereği çağa uymaktır hiç kuşkusuz,dolayısıyla derdimizi,meramımızı önerimizi,talebimizi,eleştirimizi vesaire her tespitlerimizi fırsat buldukça burada paylaşmalıymışım,belki bir az geç oldu ama anca diyorum kolay değil değişimi takip etmek bizimde sıramız bu zamanmış:)Şimdi tamam bunları yazdık sonrası nasıl olacak diye kaygılanırken diğer blogger demek istemiyorum açıkcası blog yazarlarının sayfalarına baktım desem yalan olmaz bazıları çok güzel ve seviyeli iken bazıları ise sadece laf olsun torba dolsun niteliğinde olduğunuz sezdim,aniden benim blogda mı buna benziyecek diye hüzünlendim ama birden içimdeki ses Hayır sen daha objektif güncel konulara da değinerek her telden her sese de yer vererek yazacaksın dedi bizde Vira Bismillah dedik geldik buraya kadar,Hadi Hayırlı olsun bakalım :)
Etiketler:
bilgisayar,
blog,
blogger,
içerik,
klavye,
Kültür-Sanat,
metin,
post,
yazarlık,
yazı,
yazmak,
yeni medya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

