Pages

21 Şubat 2016 Pazar

Kağıttan İş Güvenliği

İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı

Ülkemizde daha düne kadar çoğu üniversitelerin mühendislik ve mimarlık fakültelerinde iş güvenliği dersi ya yoktu, ya da seçmeli ders durumundaydı. Soma faciası sonrası 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu ve ilgili yönetmeliklerin daha çok gündeme gelmesi ve ÇSGB tarafından yapılan iş güvenliği uzmanlığı sınavlarına mühendislik disiplinleri haricinde hemen hemen tüm lisans mezunlarına da, sınava girme hakkı tanınması ve başarılı olanların kısa adıyla İSG Uzmanı olduğu şu yıllarda; kaza sayılarının, yaralanma ve ölüm oranlarının azalmasının aksine artması herkesi üzmektedir. (Kaynak:SGK İstatistikleri-2015)

Peki bunca uzman var iken sektörde, neden ve niçin kazalar olmakta veya kazalar engellenememekte? 

Bu soruların cevabını ararken niyetimiz asla bir kurum, kuruluş hatta şahıs veya meslek grubu olmamalı. Herkesin yani sektör çalışanlarının işçisinden, mühendisine, muhasebecisinden, patronununa kadar herkesin vicdani sorumluluk hisleriyle özeleştiri yapıp yeni kazaların olmamasının önüne geçmeli, öngörülemeyen kazaların ise çok küçük zararlarlar ile can kaybı olmadan atlatılması için çalışmak gerek. Çalışmak sadece para kazandırırken para kazanmak veya çok fazla üretim yapıp çok hızlı satmak gibi maddiyatcı bir yaklaşım asla olmamalıdır. 

Ortak sağlık ve güvenlik birimleri, dürüst çalışıyor mu?

Yukarıda bahsi geçen kanun ve yönetmeliklerin çıkmasıyla, iş güvenliği artık bir sektör haline gelmiş, konu ile uzaktan yakından ilgisi olmayan ancak yastık altında üç-beş parası olanların bu işte para var zihniyeti ile açılan ortak sağlık güvenlik birimleri yani osgbler çiğ köfte sektörü ile yarışmaktalar. Mantar gibi çoğalan bu osgbler, bulunduğu şehir ve komşu şehirlerde hizmet vermekteler ancak iş kazalarında ciddi azalma yoktur. Fazla iş almak, fazla referans göstermek adına asıl iş olan işçi sağlığı ve iş güvenliği konusu ikinci planda olduğu maalesef görülmektedir. Bu bilgiler bizzat ÇSGB müfettişlerinin yanında sektör çalışanlarınında yakındığı bir konudur. Firma ziyaretleri yapılmadan yapılsa bile sadece çay içilip kırtasiyecilik yapıp ayrılmak son derece yanlıştır. Kağıtlarda  ve bilgisayar dosyalarında sınırlandırılan iş güvenliği zihniyeti, bir çalışanın "bana bişey olmaz" zihniyeti ile aynıdır ve sonu malumdur. Asgari hizmet bedellerinin dışına çıkılıp, sürümden kazanmak adına daha çok müşteri bağlamak ve daha düşük personel çalıştırmak gibi tamamen duygusal(!) yaklaşan hırslı osgbler maalesef ülkemizde iş güvenliği bilincini yerle bir etmektedir. İşini doğru dürüst yapan osgb ve iş güvenliği uzmanlarını ve iş yeri hekimlerini tenzih ederim ancak 81 ilimizi baz aldığımızda maalesef bu oran çok azdır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ne yapmalı?

Mantar gibi çoğalan OSGBlere bir düzenleme gereklidir. Bu düzenleme osgb açılışından çalışma sistemine kadar herşeyi kapsamalıdır ancak kısaca özetlersek ve en çok problemlere örnek şunlardır.
OSGB açma kriterleri yeniden düzenlenmeli ve çalıştırılan personelin SGK meslek kodlarına göre maaş ve sigorta pirimleri düzenli takip edilmeli ve denetlenmelidir. 
Hizmet verdiği firmalar da düzenli denetlenmelidir. Firmalar ansızın çat kapı denetlenmeli, karşılaşılan olumsuzluklarda gerekli müeyyideler uygulanmalıdır.
İş güvenliği uzmanlarının sektöre göre uygunluğu iyi ayırt edilmelidir.(gıda mühendisi-inşaat sektörü gibi)
İş güvenliği uzmanları, günah keçisi gibi lansedilmemelidir. 
Psikolojik baskıya maruz kalan iş güvenliği uzmanları, maaşlarını kamu-özel sektör ortaklığındaki bir fondan, almalıdır böylece daha realist ve objektif değerlendirmelerde bulunur. Özgürce ve işten kovulma riski taşımadan çalışabilmeldir.
Usülsüzlük ve eksikliklerin giderilmesi için uyarıların ve yaptırımların caydırıcı olması gereklidir.

İş Güvenliği bir sosyal sorumluluktur

İş güvenliği ve işçi sağlığı, az tehlikeli sınıftan çok tehlikeli sınıfa kadar, kamu ve özel ayırt edilmeden kağıt üstünde göstermelik eğitim ve risk analizlerin yapılmadığı, iş güvenliğinin gereksiz bir maliyet gibi görülmediği, ana okuldan liseye kadar bu eğitimlerin verildiği, yasa ve yönetmeliklerin uygulandığı bir politikanın izlenilmesi temennisiyle herkese kazasız çalışmalar dilerim. 

Unutmayalım iş güvenliği sosyal ve vicdani bir sorumluluktur.



2 yorum:

  1. Bu tespitlere ilave olarak, OSGB ler ile ilgili yeniden yapılması gereken düzenlemede şunlar da yapılmalıdır; mevcut durumda ortağı yada sahibi hekim olmayan OSGB kesinlikle ayakta kalmıyor. Bunun sonucunda uzmanlar hekimlerin hegomanyası altında eziliyor. Yani osgb'ler iş güvenliği uzmanlarını sömüren kurumlar haline gelmiş durumda. Ayrıca mevcut kanunda yaşanacak ihmallerde ve olumsuz durumlarda sadece gerçek kişilerin yani uzman ve doktorların sorumlulukları varken OSGB'lerin sorumluluğu yoktur. Bu durumda sürümden kazanma mantığı başta olmak üzere iş güvenliği çalışmalarını ticarete dökmektedir.Bu yüzden OSGB'lerede sorumluluk verilmelidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkınız için teşekkürler Hasan Bey.

      Sil